Maddesel varlıklar Allah'ı göremezler, ama Allah, Kendi yarattığı maddeyi her şekliyle görür. Yani biz Allah'ın varlığını gözlerimizle algılayamayız. Ama Allah bizim içimizi, dışımızı, bakışlarımızı, düşüncelerimizi tam olarak kuşatmıştır. O'nun bilgisi dışında, tek bir söz söyleyemeyiz, hatta tek bir nefes dahi alamayız.
Allah'ın bize gösterdiği algıları seyrederken, yani hayatımızı sürerken de bize en yakın olan varlık, Allah'ın Kendisi’dir. Bir ayette şöyle belirtilir:
"Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız." (Kaf Suresi, 16)
Bir insan kendi bedeninin aslıyla muhatap olduğunu zannettiğinde ve gördüğü her anın zihninde gerçekleştiğini düşünmediğinde, bu önemli gerçeği kavrayamaz. Çünkü "kendi" zannettiği yer beyniyse, dışarısı olarak kabul ettiği yer kendisine 20-30 cm gibi belirli bir uzaklıkta olur. Ama maddenin sadece beynindeki kopyasıyla muahatp olduğunu kavradığında, artık dışarısı, içerisi, uzak, yakın gibi kavramlar anlamsızlaşır. Allah kendisini çepeçevre kuşatmıştır ve ona "sonsuz yakın"dır.
